Eyvah Boşandım

4-7-11-15 20. Senelerde Boşanma Oranının Yüksek Olması Tesadüf Mü?

Boşanma oranları her geçen sene biraz daha artıyor. Bununla birlikte evlenen çiftlerin sayısında azalma görülüyor. Bu durum sadece ülkemiz için geçerli değil. Dünyanın her yerinde benzer trend görünüyor. Boşanma arzu edilmeyen bir durum olsa da, ne yazık ki çeşitli nedenlerden çiftler yollarını ayırmaya karar verebiliyorlar. Anlaşamamazlık, aldatma, güven zedelenmesi gibi durumlar evliliklerin bitmesine neden oluyor. Yüzde 93 oranında ilk evlilikler devam ediyor. Bununla birlikte ikinci evliliklerin devam etme oranı daha düşük görülüyor. Sadece yüzde 4 oranında ikinci evliliklerin devam ettiği biliniyor. 3 ve 4. Evliliklerde ise bu sayı daha gerilere gidiyor.

Son 5 Senede Boşanma Oranlarında Artış Var

Boşanma oranlarında artış son 5 senede en yüksek seviyesini gördü. Özellikle teknoloji ve kentleşmeyle birlikte evlilik kurumunda sarsılmalar görülmeye başlandı. Teknolojiyle birlikte çiftler arasında iletişimsizlik meydana geliyor. Çiftler birbirlerinde bulamadıkları iletişimi dışarda aramaya başlyorlar. Evin içinde olan çiftler bile birbiriyle konuşmuyorlar. Ayrıca teknolojiyle birlikte lüks yaşamın bir zorunluk olduğu lanse edilmeye başlandı. Bu nedenle insanlarda lüks yaşam beklentisi oluştu. Bu beklenti olmadığında eşler arasında tartışmalar meydana geliyor. Bu durumu bir örnekle anlatacak olursak, sosyal medyada sürekli Maldives lerde görülen tatil fotoğrafları eşin de buraya gitmesini arzu ettiriyor. Eş beklentisini bulamadığı zaman sorunlar ortaya çıkıyor.

Teknoloji Evlilik Kurumunda Beklentileri Kökten Değiştirdi

Yine sosyal medyada sürekli güzel ve sürekli yakışıklı figürler görmeye başladık. Bu insanların da kötü oldukları, bakımsız oldukları anlar olmasına karşın elbette bunları görmüyoruz. En güzel ve bakımlı oldukları hallerini görüyroruz. BU durum internette görülen kişilere hayranlık duyulmasına neden oldu. Bu hayranlık ise evin içinde görülen kişiye olan hayranlığı azalttı. Gerçek olmayan, oynanmış fotoğraflarda görülen kişileri gerçek hayatta ister olduk. Gerçek hayatta olan insanları ise bir kenara attık. Çünkü onların yeterince güzel olmadığını düşünmeye başladık. Oysa sosyal medyada büyük bir aldatmaca var.

Kentselleşmeyle Beraber Boşanma Oranları Yükseldi

Boşanma oranını yükselmesine neden olan bir diğer önemli etmen kentselleşme olarak görülüyor. Bu etmen kadınların da iş hayatına atılmasına neden oldu. Bu sayede kadınlar kendi ekonomik özgürlüklerine kavuştular. Artık kendilerine bakmaları için bir erkeklere ihtiyaçları yok. Önceden güçsüz kadınlar erkeklerin her türlü çilesini çekmek zorunda kalırlardı. Çünkü gidecek başka yerleri yok ve onlara bakmaları için kocalarına ihtiyaçları var. Ancak şimdi her kadın kendine bakabilecek şekilde parasını kazanıyor ve kendi ayakları üzerinde durabiliyor. İş ortamında diğer insanlarla tanışıyorlar. Sosyalleşiyorlar ve sorun olduğu zaman buna katlanmak zorunda olduklarını düşünmüyorlar. Boşanma talep eden taraf kadın da olabiliyor. Boşanma sonrasında kadın kendi hayatını yaşamaya devam ediyor.

Evlenmeme Seçeneği Var

Daha eski zamanlarda evlenmek bir zorunluluk olarak görülürdü. Belli bir yaşa gelen kadın ve erkeklerin mutlaka evlenmesi beklenirdi. Evlenmeyen kişilere hoş özle bakılmazdı. Şimdi evlenmeyen kişilere kötü gözle bakılmıyor. Hem kadınlar hem de erkekler evlenmeden yaşamlarına devam edebiliyorlar. Hala toplumun bazı kesimlerinde bu durum hoş karşılanmayabiliyor. Ancak özellikle büyük şehirlerde kişiler evlenmeden mutlu olabiliyorlar. Kültürel olarak evlenme zorunluluğu artık ortadan kalktı. Önceden evlenince çocuk sahibi olmak da bir zorunluluk olarak görülüyordu. Ancak şimdi çiftler kendilerine çocuk yapıp yapmak istemediklerini de soruyorlar. Yani benzer şekilde çocuk yapma algısı da değişti. Dünya zaman geçtikçe küçülüyor ve sahip olunan kültürel değerler zamanla rafa kalkıyor ve yerine daha uluslarası düşünme biçimleri geliyor.

Pandemi Sonrasında Çiftlerde Ayrılık Oranı Arttı

Boşanma nedenleri arasında pandemi de gösteirlmeye başlandı. Bu dönemde uzun süre eşleriyle aynı ortamda kalan kişiler eşlerinde kusurları görmeye başladı. Belki de eskiden birlikte o kadar uzun vakit geçirmeyen bu kişiler zamanla karşılarındaki insanların istemedikleri yönleriyle tanıştı. Belki de bu yönler biliniyordu ancak pandemiyle birlikte bu yönler daha fazla ortaya çıktı Çiftler tartıştıktan sonra dışarı çıkmaya bile fırsat bulamamış olabilirler. Bütün bu durumlar pandeminin ayrılağa neden olmasında önemlidir. İnsanlar artık boşanmak için mahkemeye başvurdukları zaman mutlaka aralarında pandemi döneminde geçen durumlardan bahseder oldular.

Boşanma Hizmetleri Lüks Olarak Görülmüyor

Boşanma hizmeti almak önceden lüks görülürdü. Yoksullar arasında boşanma diye bir durum söz konusu olmazdı. Ancak maddi yönden güçlü olan insanların boşanmasının mümkün olduğuna dair bir inanış vardı. Ne var ki artık boşanma hizmetlerini almak için çok para ödemeye gerek yok. Her kesimden insan boşanabiliyor Önceden üst ve orta gelir grubunda görülen bu durum yoksullara kadar indi. Eğitim düzeyi düşük olan kişiler de boşanma davalarını açmaya başladılar. Hatta uzmanlar bu kesimde görülen boşanma vakalarının daha hızlı arttığını belirttiler. Çünkü sosyal ve finansal yönden gelişmiş ve güçlü olan kişiler evlilik kararını verirken daha dikkatli düşünüyor. Ayrıca evlilklerinde körü bir şey olduğu zaman yoksullaşmadan korkarak bu süreci ertelemiyorlar.

Boşanma Nedenlerinin Görülmesinde Artış Var

Toplumda boşanma nedeni olarak görülen temel nedenlerde artış görüldüğü bilinmektedir Şiddetli geçimsizlik, terk, zina ve sosyo ekonomik yetersizlik gibi durumlar nedeniyle görülen boşanma vakaları gittikçe arttı. Akıl hastalıkları ve şan şöhret başlıkları da boşanma nedenleri arasında görülüyor. Boşanmalar erkeklerde 25 ile 39 ve kadınlarda 20 ile 34 yaşları arasında görülmektedir. Boşanmaların neredeyse yarısı ilk 5 senede görülmektedir. Bu nedenle evlilikte ilk 5 sene kritik olarak adlandırılmaktadır. Çocuklu boşanmalar ise yüzde 50 dir. Boşanmayla birlikte artık karı koca yeni evlenme apabilecek ve evlilikleirni tamamen sona erdireceklerdir. Boşanma sonuçlarıyla ilgili eski eşlerin ortak karara varması önemlidir. Nafaka, çocuklar ve diğer hukuksal konularda ortak noktaya gelmek gerekir.

Boşanma Oranlarını Azaltmak Mümkün

Boşanma oranları her ne kadar yükselmeye devam etse de, bu oranların azalması mümkündür. Evlilik konusunda acele karar vermemek, seçimin iyi yapılması, doğru yaşta evlenilmesi gibi etmenler yapılan evliliklerin daha sağlam olmasını sağlar. Acele kararla, yanlış nedenlere dayanarak, toplum baskısıyla, başka insanları mutlu etmek için yapılan ne yazık ki pek çok evlilik vardır. Bu tarz evlilikler uzun süreli olmaz ve her iki taraf için de üzücü olur. Bu nedenle evlilik temellerinin sağlam olmasına dikkat etmek çok önemlidir. Evlilik temelleri ne kadar sağlam olursa, evlilik de o kadar sağlam olur. Unutulmamalıdır ki sadece yanlış evlilik değil, yanlış ilişki bile her iki tarafın da yıpranmasına neden olur. Bu durumun engellenmesi fiziksel, maddi, manevi açıdan daha iyi olacaktır.

Evlenme kararı iyi verilmelidir. Sırf anne baba akrabalar ya da diğer insanlar istedi diye evlenilmemelidir. Evlenme yaşım geçiyor diye düşünülerek evlenilmemelidir. Kişinin yaşından ziyade karşısındaki insanın doğru olması önemlidir. Yanlış insanla kaç yaşında evlilik yapılırsa yapılsın, kişi yanlış bir evliliğin içinde olacaktır. Bu durumdan kaçınmak toplum yapısı için de en iyisi olacaktır. Hem de kişinin kendi için.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu