Boşandıktan SonraEyvah Boşandım

Cinsel Sorunların Boşanmadaki Etkileri

Evlilik hayatı boyunca bireylerin yaşadığı pek çok sorun, bu sürecin gidişatını olumsuz şekilde etkileyebilmektedir. Bu sorunlar arasında cinsel olanlar da vardır. Özünde boşanmanın yaygın sebepleri arasında yer alan cinsel sorunlar, ülkemizde de sıklıkla görülmektedir. Cinsel sorunlar ve başka sorunların da öne sürülmesi ile boşanma davaları açılmakta ve mahkemelere gidilmektedir.

Cinsel faktörler evliliğin birlikteliğini sağlam tutmaktadır. Bu nedenle son derece önemli bir konudur. Yargıtay kararında bu konu ile ilgili şu şekilde bir açıklama yapılmıştır: Cinsel ilişki ve cinsel tatmin evlilik için önemlidir.

Genel boşanma nedenleri arasında cinsel ilişkinin erkek ya da kadın kusurundan kaynaklı kurulamamasından cinsel uyumsuzluğa kadar pek çok faktör yer almaktadır. Genel boşanma nedenleri öne sürülerek açılan davalar hukuki bir boyut kazanmaktadır. Boşanma nedenleri aynı zamanda tazminat sebebi de olabilmektedir.

Eşler arasında herhangi bir cinsel ilişkinin kurulamaması, eşlerin birbirinden cinsel bir tiksinti yaşaması, cinsel olarak yetersiz hissetme gibi durumlar ile mahkemelerde sıklıkla karşılaşılmaktadır. Bunlara ek olarak vajinismus, iktidar yoksunluğu, cinsel uyumsuzluk ve erken boşalma gibi konular da boşanmada öne çıkan başlıklardır. Özet ile cinsel sorunlar ciddi bir boşanma nedeni olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle boşanma hükmü tesis edilebilmektedir.

Cinsel İlişki Kurulamaması

Kadın ve erkek arasındaki cinsel ilişki olumsuz ise açılan boşanma davalarında mahkeme cinsel ilişkiyi engelleyen tarafa yönelecektir. Taraflar arasında cinsel ilişkiyi engelleyen bireyde fizyolojik bir sorun olup olmadığının tespiti için ilgili kurumlardan rapor talep edilecektir. Eğer ki kadının ya da erkeğin cinsel ilişki kurulmasını engelleyecek bir sorunu var ise ve bu sorunun tedavisi yok ise boşanma sebebi kabul edilecektir. Ancak böyle bir durumda kusur söz konusu olamayacağı için bireylerin tazminat isteme gibi bir hakkı doğmayacaktır.

Eğer insanların sorunlar erken boşalma ya da vajinismus ise bu durum tedavi edilebilmektedir. Bunlar ve bunlar gibi farklı geçici cinsel sorunu olan insanlar mahkeme tarafından tedavi olmaya sevk edilecektir. Cinsel sorunu olan bireyin tedavi girişimlerinden uzak durması durumunda bu eşin sorunu geçici bile olsa kusurlu birey olarak kabul edilecektir. Bu durumda hem kusurlu eşin tazminat ödemesine karar verilecek hem de boşanmaya sevk gerçekleşecektir.

Boşanma Davası İçin Cinsel İlişkiden Kaçınma İspat

Kalıcı herhangi bir sağlık sorunu bulunmamasına rağmen yalnızca psikolojik şekilde cinsel ilişkiden kaçınma da söz konusu olabilmektedir. Böyle bir durumda mahkeme hangi eşin cinsel ilişkiden kaçtığını tespit edecek ve bu kişiyi kusurlu olarak görecektir. Cinsel ilişkinin sağlıklı bir şekilde kurulamamasında bir kusurlu taraf var ise bu tarafın karşı taraf istediğine göre tazminat ödemesi gerekebilmektedir. Konuda kusurun doğru tespit edilmesi oldukça önemlidir.

Yargıtay, eşler arasında bir cinsel ilişki kurulamaması halinde kusurlu olmayan eşin cinsel ilişki için zorlanamayacağına hükmetmektedir. Ayrıca herhangi bir somut olayda cinsel ilişki kurulamamasından kaynaklı olarak evini terk eden ve ailesinin yanına giden eşin haklılığına işaret edilmiştir. Cinsel ilişki kurmaktan uzak durma boşanma davalarında ispat etmesi zor bir olaydır. Bu durumun ispatı yalnızca eşler arasında gerçekleşen konuşma kayıtları ya da SMS görüntüleri ile mümkündür.

Cinsel İlişkiden Kadının Kaçınmasına İlişkin Yargıtay Kararı

Yargıtay’ın boşanma davalarına yönelik verdiği bir kararda “Taraflar 5 gün boyunca bir arada kalmışlar ve cinsel uyumsuzluk bulunduğunu fark etmişlerdir. Bu süre cinsel uyumsuzluğun kabulü için uygun bir süre değildir. Cinsel ilişkinin 5 gün içerisinde kurulamamış olması herhangi bir uyuşmazlık ya da evlilik birliğinin bozulmasını göstermeyecektir.”

Başka bir zamanda aynı Yargıtay farklı dava ile ilgili şunlar belirtmiştir: “Davalı cinsel ilişkiye girmemiştir. Bu konu tanığın sözleri ve rapor ile doğrulanmıştır. Beş ay cinsel ilişkinin herhangi bir şekilde kurulmamış olması, evlilik birliğini sarsmıştır. Bahsi geçen hususların gözetilmemiş olması ve davanın reddinin kararı uygun bir davranış değildir.”

Yargıtay’ın yaptığı yorumlardan yapılan açıklamalara göre eğer bir ailede 5 gün boyunca cinsel tatminsizlik yaşanıyor ise bu durum evlilik birliğini etkilemeye yetmeyecektir. Ancak bu sürenin daha uzun olması durumunda evliliğin birliği derinden etkilenecektir. Bu durumda cinsel ilişkinin kurulamaması boşanma nedeni sayılacaktır.

Cinsel Şiddet Sonucu Dava

Eşlerden biri cinsel ilişki istememesine rağmen diğer eşin ona baskı yapması durumunda ortaya kusurlu bir davranış çıkacaktır. Buna ek olarak bir eşin diğerini doğal olmayan şekilde ilişkiye zorlaması da kusurlu sayılacaktır. Hukuka aykırı olan bu ve bunun gibi davranışlar Yargıtay tarafından cinsel şiddet olarak kabul edilmektedir. Eşlerin karşılıklı istekleri dışında zorla cinsel duruma maruz kalmasını boşanma nedeni olarak değerlendirebilmektedir.

Kısırlık

Evlilik süresi boyunda kadının rahminin cerrahi bir operasyon ile alınması ve bu nedenle doğurganlık özelliğini kaybetmesi boşanma nedeni olarak sayılamamaktadır. Bu durumun boşanma nedeni olarak sayılamamanın nedenleri arasında cinsel organın cinsel ilişkiye elverişsiz olmadığının doktor raporu ile ispatlanması da yer almaktadır.

Cinsel Sırların Dışardan Herhangi Birine Anlatılması

Eşlerden birinin eşi ile yaşadığı cinsel sırlar üçüncü bir kişiye aktarması mahremiyet anlamına gelmektedir. Cinsel mahremiyet ihlali olarak da bilinen bu durum evliliğin temelini sarsacak kadar ağır bir kusur olarak kabul edilmektedir. Dolayısı ile hem bir tazminat nedeni hem de boşanma nedeni olabilmektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu