Deniz Odabaşı

SANSÜRSÜZ

Önce bir günaydın diyelim :-)) SANSÜRSÜZ başlıklı yazımı akşam veya gece okuyorsanız demek ki siteye çok bakmıyorsunuz, işte bu yüzden günaydını kaçırdınız :-)) vakit buldukça bakmanızı tavsiye ederim, güzel yazıyı anında okumak daha çok keyif verir :-)) ya nasıl da, siteye okuyucu çekiyorum :-)) yazar Deniz ODABAŞI’ nı tanıyanlar tanıyor, tanımayanlar okudukça tanıyacaklar yazılarımı kaçırmazsanız tanırsınız ��

Neden SANSÜRSÜZ diye bir başlık attık ???

hayatın SANSÜRSÜZ olduğu aşikar insanlara doğum ve ölüm arasında ki yaşama verilen kader adı veya diğer ismiyle bana göre hayatın akışı insanların kendi elin de olan hayat akışı, işte bu yaşam boyu bence SANSÜRSÜZ sen kendini gizleyebilirsin ama seni izleyenler seni tanıyanlar hayatını yaşamını SANSÜRSÜZ olarak takip edip biliyorlar, sen istediğin kadar gizle….. Sen istediğin kadar bekarım de, sen istediğin kadar evliyim de, sen istediğin kadar sevgilim yok de, sen istediğin kadar aldatmıyorum de, sen istediğin kadar aldatmadım de….. Hayatın akışı dedik kimine göre kader oluyor. Burada yok kaderdi yok hayatın akışıydı diye tartışmayacağım, Evli birini düşünün, sevgili bulmuş eşini sevgilisi ile aldatıyor, yetmemiş sevgilisini başka birileriyle de aldatıyor. Şimdi sizlere soruyorum bu kadermi dir??? Bana sormayın bana soracak olursanız benim dilimin kemiği yok, ar damarı çatlamış kanı bozuk derim. Kader demem mümkün değil. Şimdi oradan birileri çıkar ya Deniz hocam kaderin tarifi bu değil başka bir şey diyenler tabi ki olacaktır. Tamam dediğiniz gibi olsun bu tarif kadere uymadı, peki şöyle yapalım. Hani eşini sevgilisini birileriyle aldatıyor dedik ya. sonra bir duyduk ki hayat kadını olmuş, aaaa bu kadının kaderi de çok kötüymüş denir :-))) bakın otomatikman kader oldu işte :-))) ama sizlere dedim ben kader demem hayatın akışı insanların kendi elindedir. Seni aldatan birini göz göre göre kabul ediyorsan sonra seni bir daha aldattığını duyuyorsan sonra soluğu cezaevinde alıyorsan bu kader değildir abi, senin elinde olan bir şeydir. Kader denen şey insanın elindedir. Araba geldi çarptı öldü, iki dakika da kadere bağladılar. Kimse demez ki yolda karşıdan karşıya geçerken sağına soluna bakmadan yola atladı diye :-))) aslında konumuz kader değil, konumuz evlenmeler boşanmalar, ama evlilikleri ve boşanmaları da kader adı altında topladıkları için ister istemez kader değil diye yırtınmak istiyorum :-))

Yıldırım nikahı denen bir şey var hepimiz biliyoruz, ya arkadaş ileride zaten anlaşamayıp boşanacaksınız siz neyin yıldırım nikahını yapıyorsunuz ki? :-))) iki kişi birbirini çok seviyor aileler izin vermiyor haliyle iki sevgili kaçıp yıldırım nikahı yapıyorlar. 5 yıl sonra BOM patladı :-))) hiç değer miy di nikah memurlarını okadar telaşa sokmaya? ya Deniz hocam evet evet sizler içiniz den aynen şöyle homurdanıyorsunuz ya Deniz hocam veya üstat olsun ben üstat olayını daha çok seviyorum Deniz üstat :-)))))) Deniz üstat kim boşanmak için yıldırım nikahı yapar ki diye homurdanıyorsunuz, ” madem yıldırım nikahı yaptınız anlaşın be kardeşim” aldatma diye bir kavram yok ise anlaşın. Zorla da anlaşma olmaz diyorsunuz, Beyinler farklı diyorsunuz, ayrı dünyaların insanlarıyız diyorsunuz, ayrı gezegenlerdeniz diyorsunuz, olmuyor olmuyor olmuyor diyorsunuz, o zaman madem yıldırım nikahı yaptınız yıldırım şeklin de boşanın :-)) Ruh ikizi denen bir şey var ben ona inanıyorum, gerçekten ruh ikizi bulmak çok çok zordur bulunmaz hele hele böyle bir zaman da, ruh ikizini bulduysan sen sen ol sakın kaybetme, sen sen ol ruh ikizinin kıymetini bil, arada aldatma yoksa her şey hal yoluna girer. Aaaa bir de ruh ikizlerin den aldatan taraf kadınsa o zaman sıkıntı büyük. Hayır hayır bura da erkek yada kadın tutmuyorum. Erkek aldatır af edilir, kadın aldatır af edilmez demiyorum. Diyorum ki anne babanızı bir hayal edin babanız annenizi aldatsa tepkiniz nasıl olurdu? anneniz babanızı aldatsa tepkiniz nasıl olurdu? işte ben bunu demek istedim herkes kendi anne babasını düşünerek baksın olaya…. Neyse diyelim ruh ikinizi bulduysanız kıymetini bilin yoksa emin olun bir daha o ruh ikizini asla bulamazsınız.

Hepimiz çok iyi biliyoruz eski analar babalar kolay kolay boşanmıyordu, hatta kolay kolay demeyelim hiç boşanmıyordular. Bunun çok güzel bir örneğini verebilirim. Geniş bir aile de, bir karı koca adam bir beyefendi, adam kariyerin de çok başarılı birisi Türkiye de ve uzak doğu da adam CEO tabi benim anlattığım bu kişiler yaşları baya büyük insanlar, ama adamın şansına adamın kaderine :-)))) işte bur da kadere kitlendik :-)))) evet evet kader denen şey varmış :-))) çünkü bu adama gelen eş adamın elin de olmadan eşi olmuş. Çok detay anlatmayacağım. Düşünüyorum adam bu eşi almaktan başka bir şansı katiyen yok, nedenini bilseniz aaaa evet kesinlikle sizde kader dersiniz. Ulan bizim kader olayı da çürüdü :-))))) Neyse bu kadın bu adamın kariyerini tamamen bitiriyor. hayır hayır öyle aldatma falan yok, kadın çok fena adam illallah ediyor, ama çok geç illallah edip sonu ne olursa olsun boşanacağım diyor, dedim aile geniş bir aile buna sebep boşanmaya anca karar veriyor, o geniş aile de ilk boşanan bu adam oluyor, ve geniş aile dediğimiz aile de anlaşamayan çiftler birden cesaretlenip o adamı örnek alarak boşanmalar ip söküğü gibi ardı arkası geliyor. Eskiden boşanılmazdı abi, O ona katlanırdı O ona katlanırdı. Acaba O zamanlar mı doğruydu? yoksa bu zamanlar mı doğru? bilir misiniz? hep bunu sorgularım. Neye göre sorgularım? şimdi ki evlilikler 3 ayda bitiyor, en uzun süreni 1 yıl bile değil, hadi bir örnek daha verelim. Kadının yaşı tam bilmiyorum gerçekten ama galiba 37 olsa gerek beş yıl evli kalmış. Beş yıl sonra boşanmış üç ay sonra ikinci evliliğini yapmış. Siz olsanız sorgulamaz mısınız??? evlilik çekilmeli mi? çekilmemeli mi? Hadi son bir örnek daha verelim bunların yaşı adam 56 olsun kadın 52 olsun evet evet verdiğim örnekler gerçek örnekler. Adam için 56 dedik ya, bunların geçmiş zamanını anlatacağım, severek evlenmişler, yeni evlilik yılları 2 yıl olmuş veya olmamış anlaşamıyorlar, her seferin de boşanıyoruz, ama her seferin de boşanmak istiyorlar, sebep bir türlü anlaşamıyorlar. Neyse bunlar daha gençler adam olsun 24 yaşların da kadın olsun 20 yaşların da, bir gün semt pazarına çıkarlar beraber, evliliklerin manevi nasıl ortaksa maddi kısmı da ortakmış. Semt pazarın da beraber meyve sebze alış verişi yapıyorlarmış. Aaaa şunu da eklemeliyim adam aldığı maaşını eşine verirmiş kasa kadın da pazar da harcamayı yapan kadın. Neyse adam kadına demiş ki ( adam kadın diyoruz ama o yıllar da daha çok gençler adam kadın demek tuhaf geldi de belirtmek istedim ) neyse semt pazarın da alış veriş yaparken bunlar adam eşine demiş ki :-))) şu demiş ki den önce şunu da belirtelim. Semt pazarına yeni yeni sebzeler gelmiş hiç görülmemiş sebzeler ne bunlar ??? bürüksel lahanası ile brokoli tezgahta çok güzel duruyormuş. Adam demiş ki ya şunlar dan da alalım deyin ce pazar da kıyamet kopmuş galiba o zamanlar yeni olduğu için lüks bir şeymiş :-)) kadın almak istememiş alırsın almazsın neden almıyorsun neden alayım zıkkım ye sen, sen ye diye kavga başlamış soluğu evde almışlar :-)) haliyle evde de tartışma olmuş ve tartışma büyümüş, sabah olmuş. İki si soluğu Üsküdar adliyesin de almışlar, bir heycanla bir hırsla :-))) Adliye kapısına gelince ikisi de boşanmaya cesaret edemeyip adliyenin kapısın dan geri dönüp gidip bir yer de kahvaltı yapmışlar ve hallerine gülmüşler. Yaşları olmuş 56 ve 52 nerede brokoli ve bürüksel lahanası görseler anıları akıllarına gelip hala gülerler ve evlilikleri devam etmekte :-))

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu