Erkeklerin Boşanma Sonrası Yaşadığı Sıkıntılar Nelerdir?
Boşanma davası sonrası erkekler her ne kadar mutlu ve umursamaz görünse de aslında bu doğru değildir. Toplumda erkeklerin duygusuz olması, ağlamaması ve üzülmemesi gerektiğine dair çok yaygın inanışlar bulunuyor. Ağlayan, üzülen ve duyguları olan erkekler toplumda zayıf nitelendiriliyorlar. Hatta eksik erkek gibi korkunç isimler ile alaya maruz kalıyorlar. Boşanma davası sonrası süreçte hem kadınların hem de erkeklerin bir takım olumsuz duygu ve düşüncelerde olması son derece normaldir. Erkekler de bu süreçten olumsuz etkilenir. Toplumda erkeklere yakıştırılan imajlar aslında gerçeği yansıtmaz. Erkeklerin de duyguları, üzüntüleri, hayal kırıklıkları vardır. Bu sağlıklı bir insan olduklarının bir göstergesidir. Erkekler üzüldükleri için kendilerini asla zayıf hissetmemelidirler.
Sağlığınızı Dikkat Edin
Boşanma davası sonrasında erkeklerin duygularını yaşamalarına izin vermemeleri onların kendilerini bastırıcı davranışlar yaparken bulmasına neden olur. Bir erkek üzülemeyeceği için kendini alkole vererek bu duygusundan kaçmaya çalışabilir. Kendini uyuşturucuya, aşırı yemeye verebilir. Bütün bu kaçış noktalarında ortak nokta kişinin kaçış yolu araması ve sonuncunda da kendine zarar vermesidir. Bu noktada erkeklere boşandıktan sonra sağlık konusunda dikkatli olmaları gerektiği tavsiye edilmektedir. Sağlığınıza zarar verecek şeyleri yapmanız asla çözüm değildir. Aksine problemdir.
Kendinizi Eksik Hissetmeyin
Boşandıktan sonra erkekler genellikle maddi yönden kendilerini eksik hissederler. Boşanma nedeninin maddi olduğu durumlarda erkekler bütün sorumluluğu üzerlerine alırlar. Oysa kendinizi eksik hissetmeniz size yardımcı olmaz. İnsanların maddi ya da diğer konularda eksiklikleri olabilir. Kimse mükemmel değildir. Kendimizi eksik görmek yerine gelişime açık görmeliyiz. Eğer maddi bir sorun ve eksiklik varsa, bu durumu değiştirmek için çalışmalıyız. Kendimizi eksik görerek sızlanmak sorunu çözmez. Eksikliğinizi kabul ettikten sonra eksikliğinizi gidermek için yol alın.
Kendinizi Üzmeyin
Boşanma depresyonu sadece kadınlar arasında görülen bir durum değildir. Erkekler de kadınlar gibi üzülebilirler. Boşandıktan sonra üzülmek olağan bir duygudur. Ancak bu duygunun içinde çok uzun süre kalmamanız gerekir. Kendinize yas tutmak için belli bir süre tanıdıktan sonra artık üzülmeye devam etmeyin. Üzüldüğünüz zaman düzgün düşünemezsiniz ve sağlığınıza zarar verirsiniz. Olumsuz duygu durumundan sağlıklı ve yaratıcı, yapıcı, olumlu duygu durumuna geçmeniz gerekir.
Suçlamayı Bırakın
Boşanma nedenlerinden dolayı karşı tarafı suçluyor olabilirsiniz. Ancak bu suçlamalar size hizmet etmez. Karşı tarafın ya da sizin hatalarından dolayı boşanmış olabilirsiniz. Bunları kabul edin. Ne kendiniz ne de karşınızdaki insanı suçlamayın. Suçlamak sorunu çözmez. Aksine içinizde daha çok öfke, sinir, kin ve nefret gibi duyguların alevlenmesine neden olur. Suçlamak kötü duyguların yakıtı olur. Buna izin vermemek sizin elinizde. Sadece sorunlar vardı. Suçlu ne siz ne de eski eşinizdir.
Boşanmayı Kabul Etmeyi Öğrenin
Boşanmayı kabul etmek özellikle davayı açan taraf kadınlar olduğu zaman erkekler için çok zorlu olur. Erkekler o bana nasıl dava açtı gibi yanlış düşüncelere kapılabilirler. Bir ilişki beklemediğiniz bir zamanda bitebilir. Bu tamamen normal bir durumdur. Bunu kabul etmek şarttır. Aksi halde kötü düşünceler, duygular kaçınılmaz olur. Boşanmayı kabul etmeyi öğrendiğinizde aslında karşı tarafa saygı da göstermiş olursunuz. Karşınızdaki insanın da istekleri, duyguları ve düşünceleri olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Sadece ilişkide tek kişi siz değilsiniz. Karşı tarafında da hakları vardır ve bu hakların başında ayrılmak gelir. Boşanmayı kabul ettikten sonra gerçekle yüzleşirsiniz. İlerlersiniz. Hayatta önünüze bakarsınız. Aksi halde aynı yere takılır kalırsınız. Kabul edemediğinizden hayatınızı yaşamazsınız.